Seni Dinlemek İsteyen Biri Var

Düşmüş Melekler

By 10:44


   Güneş her gün ışıklarını saçarak doğarken insanların kalplerinde yeni bir umut filizlenir. Yeni bir iş günü , okulun ilk günü ya da yeni başlangıçlar için uykudan uyanırken her şeyin iyi olacağı düşünülür.
     
          Oysa bazıları için durum hiç de öyle değildir..

   Yatağa her gece gördükleri kabusların bilincinde girip yine 2-3 saatlik uykuyla yetinen ki şanslı olanlar kabuslarıyla yaşamayı çoktan öğrenmiştir. Güneşin doğuşunu ellerindeki sigara yada kahveyle nefretle ve acıyla izlerler. Aldıkları her nefes için deli gibi öfkeli, ölmeyi arzulayan insanlar..



   Birde arafta kalanlar var. Daha acı çekmeye yeni başlayan, hayatın kötü yüzüyle yeni tanışmış ağır bir darbeyle yere çakılmış olanlar. Onlara ben 'Düşmüşler' diyorum. Yaşları kaç olursa olsun işledikleri tüm günahlara rağmen hayata dair en saf umutları ve sevinçleri barınırdı kalplerinde. Ne kadar kötü olsalar da Melekler  dokunurdu kalplerine umutlarını asla kaybetmezlerdi. Her kötülüğün biteceğini ve iyi olacaklarına inanırlardı. Hayatın sillesini yediklerinde ise umutlar yerini korkulara bırakır sevgi nefrete dönüşürdü. Melekler'in dokunuşunu hissedemez olur tertemiz rüyalar yerini korku dolu rüyalara bırakırdı.


       Düşmüş Melekler yaşamdan vazgeçmedikleri sürece hala onlar için umut vardır..

       Onlar bunu bilmese bile...


    Çünkü onlar kendini dünyadan ve insanlardan soyutlamamıştır. Hala arayış içindedirler. Uzatılan her ele minnetle ve korku dolu gözlerle bakarlar. Bir kere acının tadına bakıldıysa geride güven diye bir şey kalmamıştır. O eli tutmak isteseler bile yapmazlar.Maske takma süreci böyle başlar. İnsanların onların içlerinde yaşadıklarını göstermezler. Hep mutluymuş gibi davranırlar.Eğer bu yeterli gelmezse kendilerine yavaş ve acı dolu bir süreç içinde duvar örmeye başlarlar. Hayat onlara kötü sayfalarını ard arda gösterdikçe duvar sağlamlaşır. O duvar yıkılması zor ve içinden bir ışık zerresi bile geçmeyecek şekilde sağlam olur. Duvar örüldüğünde ise asıl kötü olan başlar..

            Kendilerini hapsedecekleri bir Kar Küresi düşlerler..

  Kelimelerime misafirlik eden, ilk satırlarımda anlattığım kişiler onlar. Bize kar kürelerinin içinden bakan bu dünyada sadece kendilerini önemseyenler. Bu bencillik değildir aslında. Bir nevi savunma sistemi. Çünkü o kürenin dışında söylenenler ve yapılanlar önemsizdir. Önemli olan kürenin içinde kendinize ait olan dünyanızdır. Şunu söylemeliyim eğer kendinizi bir kar küresine hapsederseniz oradan çıkış yoktur. Bir kere kendimizle baş başa kaldığımızda diğer insanlar önemini kaybeder.

          Biz ise Kar Küresine ihtiyacınız olmadığını göstermek istiyoruz. Kendinize ait dünya oluşturduğunuzda kimsenin size zarar veremeyeceğini sanarsınız. Bu gerçek değil.

                                          Acı paylaştıkça azalır...


       Bunu biliyoruz.

    Yaşadık gördük.
 Kendimizi Kar Küresine kapatamayacak kadar güçlü belki de korkaktık.

       Yaşanmışlıkları kendinden büyük birileri olarak sizinde Kar Küresine hapsolmanızı istemiyoruz.


Elinizden tutup yaşadıklarınızla baş etmenizi, sizinle olmamıza izin vermenizi istiyoruz.


 Kar Küresi olarak sizinle olup hayatın karanlığı yerine aydınlığını göstermek istiyoruz..


                       İzin verin elinizden tutup beraber o maskeyi atalım..

                       İzin verin elinizden tutup duvarların ardındaki seni bulalım..

                    İzin ver sana o küreye hapsolmaktan başka bir seçimin var olduğunu gösterelim..

0 yorum